Tütün İşçilerinin Haklı Direnci

tekelTekel’in özelleştirilmesi ilk olarak Mesut Yılmaz’ın başbakanlığı döneminde gündeme gelmiş ve 2007 yılında Maliye Bakanı Kemal Unakıtan döneminde özelleştirme gerçekleşmiştir.

British Amerikan Tobacco (BAT) tarafından alınan Tekel’de toplam 3000 işçi istihdam edilmektedir. BAT bu 3000 işçiden sadece 400’ünü istihdam edeceğini açıklar. Kalan işçiler ise mevcut haklarıyla birlikte o dönemde Tekel fabrikalarına tütün sağlayan bir diğer kamu kuruluşu Yaprak Tütün İşletmelerine kaydırılır.

Yaprak Tütün İşletmeleri özelleştirilmez. BAT,  Yaprak Tütün İşletmeleriyle tütün ticareti yapmak yerine kendi özel şirketlerinden tütün sağlamak yoluna gider. Bu gelişme Yaprak Tütün İşletmelerinin atıl kalması ve ardından da doğal sonuç olarak kapatılmaları kararının alınmasına kadar gider.

Tekel Fabrikalarından Yaprak Tütün İşletmelerine transfer olan niteikli işçiler diğer kamu kuruluşlarında istihdam edilmeyi isterler, beklerler ama çabaları sonuçsuz kalır. Devletin 2600 Tekel işçisi için ürettiği 4C çözümü ise bu büyük kitlenin Ankara’ya akması ve direnişlerinin 41. gününe ulaşmasına varan zemini hazırlar.

Bu arada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yine, yeni vecizesini patlatır: “1,5 yıldır boş boş oturuyorlar, devletin malı deniz, yemeyen domuz“.

Elbet Sayın Başbakan’a sormak lazım “Tekel’i işçiler mi sattı? Onları Yaprak Tütün İşletmelerine kim yerleştirdi? Yaprak Tütün İşletmeleri’ni işçiler mi atıl bıraktı? İşçiler keyiflerinden mi boş oturuyor?”

Hükümet Tekel işçilerine iki yol gösteriyor; ya tazminatını alıp gidecek, ya da tazminatı ile birlikte 4C – Geçici Personel kapsamına girecek.

İşçi ise tazminatını alıp gitmek değil, mevcut haklarını kaybetmeden kamuda istihdam edilmek istiyor.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bugün verdiği demeçte “Bu hükümetin hatası özelleştirme sonrasında açıkta kalan işçilere merhamet göstermesidir” diyor. Yani “kapıya koymalıydık” demeye getiriyor.

Peki nedir Tekel işçilerin mevcut hakları, 4C neler getirmektedir?

1. Mevcut durumda bir işçi ortalama 1300 TL maaş almaktadır. 4C – Geçici Personel kapsamına girilmesi ile birlikte maaş 550 TL’ye düşecektir.

2. 4C kapsamındaki bir işçi 4 ay içinde sadece 2 gün ücretli izin alabilecektir.

3. 4C kapsamındaki bir işçinin kıdem ve ihbar tazminatı bulunmamaktadır.

4. 4C kapsamında yılda 10 ay çalışılır, 2 ay boş oturulur. Boş geçen 2 ay ücretsizdir.

5. İşçi ile yapılan sözleşme 6 aylıktır. 6 ay sonunda sözleşme feshedilebilir.

Tekel işçileri tazminatlarını alıp gitmek istemiyor çünkü ilerlemiş yaşları ile iş bulamayacaklarını söylüyorlar.

Hepsinin çoluğu çocuğu, borcu harcı var. 15 yıldır çalışan bir kadın işçi 4C kapsamında 550 TL’ye çalışmayı kabul ettiğinde, bu geçmiş 15 yılını yaşanmamışcasına silip atacak anlamına geliyor. Bu hak mı? Tazminatını alıp çıkarsa da ilerlemiş yaşı nedeniyle iş bulamayacağı haklı kaygısı ve korkusunu taşıyor. Gençler sokaklarda işsiz dolaşırken kim 40’ını aşmış bir kadın işçiyi alır ki?

Eğer hükümet Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in dediği gibi baştan stratejik bir “merhamet” hatası yapmış ise, bunun bedelini ödemelidir. Atıl kalacağı belli olan işletmelere işçileri yerleştirmek gibi hatalı bir uygulama sonucu eğer devlet 1,5 yıldır boş oturan işçilere para ödüyorsa bu hükümetin yanlışıdır, işçinin değil. Ne demiş atalarımız “Akılsız başın cezasını ayak çeker”. Sonuç olarak taşıyacaksınız 8.500 işçiyi, beğenseniz de beğenmeseniz de.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın açıkladığı son iyileştirmeler ile;

31 Ocak 2010 tarihi itibariyle Tekel işçilerimize ortalama 41 bin TL kıdem ve ihbar tazminatı ödenecektir. Bu tarihten sonra iş akitleri sona erecektir. İş akdi feshedilecek 8 bin 364 işçiye 1 Şubat 2010 tarihinde hesaplarına yatırılmak suretiyle toplam 350 milyon lira ihbar ve kıdem tazminatı ödeneceği hesaplanmaktadır.

Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri AŞ işçilerinin 4/C’ye geçmesiyle birlikte en son yapılan iyileştirmelerle durumları şu şekilde olacaktır.

İlköğretim mezunlarının maaşları yüzde 17,4 oranında 114 lira artırılarak 658 liradan 772 liraya, lise mezunlarının maaşları yüzde 15,8 oranında 116 lira artırılarak 856 liraya, Yükseköğrenim mezunlarının maaşları yüzde 14,3 oranında 117 lira artırılarak 938 liraya yükseltilmiştir.

Çalışma süresi 10 aydan 11 aya çıkartılmıştır. Çalışma süresinin 10 aydan 11 aya çıkartılmasıyla ayrıca, 2009 yılına göre 2010 yıllık bazda ilköğretim mezunlarına yüzde 29,1, lise mezunlarına yüzde 27,3, üniversite mezunlarına ise yüzde 25,7 oranında daha fazla ödeme yapılacaktır. Sosyal güvenlik ve özlük hakları korunan bu işçilerimize bütçe imkanları zorlanarak iş hayatı devam ettirilecek olup, hiçbir işçimiz kendi istemedikçe özelleştirme nedeniyle işlerini kaybetmeyeceklerdir.

.

Tekel İşçilerine Destek İçin Tıklayınız

.

Meraklılar için aşagıda 4C- Geçici Personel İstihdamına yönelik kararname verilmiştir.

.

KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDAKİ GEÇİCİ MAHİYETTEKİ İŞLERİ YÜRÜTMEK ÜZERE GEÇİCİ PERSONEL İSTİHDAMI VE

BU PERSONELE ÖDENECEK ÜCRETLER HAKKINDA KARAR

Amaç, kapsam ve dayanak

MADDE 1 – (1) Bu Kararın amacı, kamu kurum ve kuruluşlarındaki geçici mahiyette işleri yürütmek üzere ekli Listede kurumu, teşkilatı, adedi ve sözleşme süresi belirtilen azami (21.193) kişinin; 3/5/2004 tarihli ve 2004/7898 sayılı Kararname ile yürürlüğe konulan “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İşsiz Kalan ve Bilahare İşsiz Kalacak Olan İşçilerin Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar” çerçevesinde, her halükarda bir mali yılda on ayı geçmeyecek şekilde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) fıkrasına göre, 2009 yılında geçici personel olarak sözleşmeli çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.

Aranacak şartlar

MADDE 2 – (1) 1 inci madde uyarınca istihdam edilecek geçici personelde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin (A) bendinin (1), (4), (6) ve (7) numaralı alt bentlerinde belirtilen şartlar aranır.

Ücretler

MADDE 3 – (1) Bu Karara göre istihdam edilecek geçici personele, tahsil dereceleri dikkate alınmak suretiyle aşağıdaki brüt aylık ücretler ödenir.

a) Yükseköğrenim mezunlarına 19.000 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar.

b) Lise ve dengi okul mezunlarına 17.000 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar.

c) İlköğretim (ilkokul mezunu veya okur-yazar dahil) mezunlarına 15.000 gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımından elde edilecek tutar.

(2) Geçici personelden, bu Kararda belirtilen görevleri yapmak üzere, görevli oldukları memuriyet mahalli dışında görev yapacaklara 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah ödenir.

(3) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde fiilen görev yapan geçici personel, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin asli personeli gibi iaşe edilir.

(4) Geçici personel, 19/11/1986 tarihli ve 86/11220 sayılı Kararname ile yürürlüğe konulan “Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği” hükümleri çerçevesinde, Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen usul ve esaslar dahilinde, yiyecek yardımından faydalandırılır.

(5) Geçici personele, bu Kararda belirtilen ücretler dışında herhangi bir ad altında ücret ödenemez ve sözleşmelerine bu yolda hüküm konulamaz.

(6) Bu Kararda belirlenen ücretler üst sınırlar olup, ödenecek miktarlar kurumlarınca ayrıca tespit edilir.

(7) Bu ödemeler, sosyal güvenlik mevzuatına göre kişiden yapılacak kesintiler ile gelir ve damga vergisi dışında herhangi bir kesintiye tabi tutulamaz.

Ödeme günü

MADDE 4 – (1) Ödemeler, görevin yapılmasını müteakiben her ayın 14’ünde yapılır. Hizmet sözleşmesinin sona erdirilmesi hâlinde kist olarak hesaplanan ücret, ayrılma tarihini takip eden ayın başında ödenir.

Çalışma saatleri

MADDE 5 – (1) Geçici personelin çalışma saat ve sürelerinin belirlenmesinde, Devlet memurları için tespit edilen çalışma saat ve süreleri dikkate alınır. Ancak, geçici personel kendisine verilen görevleri çalışma saatlerine bağlı kalmaksızın sonuçlandırmak zorundadır. Bu çalışma karşılığında herhangi bir ek ücret ödenmez.

Başka iş yapma yasağı

MADDE 6 – (1) Geçici personel, istihdam edildiği sürece dışarıda kazanç getirici başka bir iş yapamaz.

Suç sayılan fiil ve hareketler

MADDE 7 – (1) Çeşitli kanun, tüzük ve yönetmeliklerde Devlet memurları için suç sayılan fiil ve hareketler ile yaptırımlar bu Karar gereğince istihdam edilecek geçici personel için de geçerlidir.

İzinler

MADDE 8 – (1) Bu Karar gereğince istihdam edilecek geçici personele, çalıştıkları her ay için azami 1 gün ücretli izin verilebilir.

(2) Yıl içinde tabip raporu ile kanıtlanan hastalıklar için çalıştıkları her 4 ay için 2 günü geçmemek üzere ücretli hastalık izni verilir. Rapor süresinin 2 günü aşması hâlinde aşan kısım için ücret ödenmez.

(3) Geçici personelin isteği üzerine; eşinin doğum yapması, kendisinin veya çocuğunun evlenmesi, annesinin, babasının, eşinin, çocuğunun veya kardeşinin ölümü hâlinde ve her olay için 3 gün ücretli mazeret izni verilir.

(4) Geçici personele, doğum yapmasından önce 8 hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süre ile aylıklı izin verilir. Çoğul gebelik hâlinde, doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde tabibin onayı ile geçici personel isterse doğumdan önceki 3 haftaya kadar iş yerinde çalışabilir. Bu durumda, geçici personelin çalıştığı süreler, doğum sonrası sürelere eklenir. Yukarıda öngörülen süreler geçici personelin sağlık durumuna göre tabip raporunda belirlenecek miktarda uzatılabilir. Geçici personele, bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin kullanımında annenin saat seçim hakkı vardır.

Görev yeri

MADDE 9 – (1) Geçici personel, bu Kararda belirtilen kurum ve kuruluşlar dışında çalıştırılamaz.

Sözleşmenin feshi hâlinde tazminat hakkı

MADDE 10 – (1) Geçici personelin hizmet sözleşmesinin feshinde, ihbar, kıdem veya sair adlar altında herhangi bir tazminat ödenmez.

Sosyal sigortaya tabi olma

MADDE 11 – (1) Geçici personel, sosyal güvenlik mevzuatı yönünden 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümlerine tabidir.

Vize zorunluluğu

MADDE 12 – (1) Bu Karar uyarınca istihdam edilecek geçici personelin tip sözleşme örneklerinin Maliye Bakanlığına vize ettirilmesi zorunludur. Vize işlemi yapılmadan sözleşme yapılamaz ve herhangi bir ödemede bulunulamaz.

Atama teklifleri

MADDE 13 – (1) Devlet Personel Başkanlığınca yapılan atama teklifleri doğrultusunda, kurumlarca 30 gün içerisinde geçici personelin atama işlemleri tamamlanarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgiliye tebliğ edilir ve sonucundan adı geçen Başkanlığa bilgi verilir.

İşe başlama

MADDE 14 – (1) Geçici personel, atandıkları yerin iş akitlerinin feshedildiği andaki görev yerlerinin yer aldığı mahallî sınırlar içerisinde olması hâlinde (1 inci maddede belirtilen Esasların geçici 1 inci maddesi kapsamında olanlar ise müracaat formunda belirttikleri ikametgâh adresindeki mahallî sınırlarla aynı olması hâlinde) atama emirlerinin kendilerine tebliğ edildiği günü izleyen iş günü, başka yerlerdeki görevlere atananlar ise atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 günü izleyen iş günü içerisinde işe başlamak zorundadırlar.

(2) Personelin raporlu olması tebligata engel olmamakla beraber, yukarıda belirtilen süreler rapor müddetinin bitiminde başlar.

(3) Belge ile ispatı mümkün zorlayıcı sebepler olmaksızın süresi içerisinde göreve başlamayanlar ile belge ile ispatı mümkün zorlayıcı sebeplerle göreve başlamama hâli iki ayı aştığı takdirde bu kişilerin atamaları iptal edilir.

(4) Bu madde kapsamında istihdam edilenlerden herhangi bir şekilde görevinden ayrılanlar (askerlik hizmeti dolayısıyla ayrılanlar hariç) ile istihdam işlemleri tamamlanmasına rağmen göreve başlamayanlar ikinci kez bu haktan faydalanamazlar.

(5) Askerlik görevini yapmakta olanlar için bu maddenin bildirim ve diğer esaslara ilişkin süreleri terhislerini takip eden ayın başından itibaren başlar.

Sözleşmenin sona ermesi

MADDE 15 – (1) Bu Karar kapsamında istihdam edilecek geçici personelin hizmet sözleşmeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında emekliliğe hak kazanacakları tarihte sona erer.

İstihdam yasağı

MADDE 16 – (1) Bu Karar kapsamında, özelleştirme uygulamaları sonucunda işsiz kalan ve bilahare işsiz kalacak olan işçiler dışında personel istihdam edilemez.

Yürürlük

MADDE 17 – (1) Bu Karar, 1/1/2009 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 18 – (1) Bu Karar hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

5/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14538 SAYILI

KARARNAMENİN EKİ

LİSTE

Kurum Adı Teşkilatı Adedi Sözleşme Süresi

Adalet Bakanlığı Taşra 2.640 2009 Yılı

İçişleri Bakanlığı Taşra 3.500 2009 Yılı

Milli Eğitim Bakanlığı Taşra 10.338 2009 Yılı

Sağlık Bakanlığı Taşra 1.750 2009 Yılı

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Taşra 650 2009 Yılı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Taşra 200 2009 Yılı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Taşra 300 2009 Yılı

Yargıtay Başkanlığı Merkez 115 2009 Yılı

Danıştay Başkanlığı Merkez 50 2009 Yılı

Devlet Personel Başkanlığı Merkez 30 2009 Yılı

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Taşra 800 2009 Yılı

Vakıflar Genel Müdürlüğü Taşra 10 2009 Yılı

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Taşra 10 2009 Yılı

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu

Genel Müdürlüğü Taşra 500 2009 Yılı

Orman Genel Müdürlüğü Taşra 300 2009 Yılı

Süleyman Sönmez

Süleyman Sönmez Kimdir?

Bir insanın kendi hayatını anlatması narsizm ile nevrotizm arasında kolayca sıkışabilir.
Risklidir, tehlikelidir ama büyük işler başardığını düşünen bir tane tarihi kimlik var mıdır ki, sonraki nesillere kendisini anlatmamış olsun? 🙂

Henüz bu denli büyük işler başarmamış bir insanın burada ne işi var? İK sayfalarında ağırlanan insanlar bildiğiniz gibi CEOlar, büyük bütçeli işleri kotaran reklamcılar, online servislerle devrim yapan girişimciler, şarkıları milyonlarca indirilen şarkıcılar, resimleri milyon dolarlara satılan sanatçılar, uzaya turist gönderen işadamları.. Kısaca öksürdüğünde takipçilerinin telaşla dönüp bakacağı kişilerden oluşması gerekir.

Eh durum böyle olunca iki yol kalıyor bana. Ya yaptığım mütevazi işleri sakin sakin anlatıp her işe girip çıkmaya çalışmış karmaşık bir tabloyu önünüze  dökmeliyim ki (İK uzmanlarını bundan daha çok huzursuz eden bir tablo düşünemiyorum) ya da en çok bilindiğim öğeleri sunup diğer bölgeleri meraklılara bırakmalıyım.

Sanırım ikinci yöntem daha iyi. Evet daha iyi.

Bir işçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldim. Tek başıma geçirdiğim bir kaç yılın krallık anıları ömrüm boyunca kendimi özel hissetmeme yetti de arttı bile. Sonra kardeşlerim doğdu ve herbirine ağabeylik yapmak ve onlarla müthiş maceralara / oyunlara / icatlara dalmak hayatıma bambaşka bir yön verdi.

Kitap okumaya başlayışım maceramdaki en anahtar rollerden birisidir. Bu macerayı şurada anlattım. http://www.gunesintamicinde.com/martin-mystere-yeniden/ (Evet inanılmaz ama link veriyorum. Bu basılı yazının alışık olmadığı bir tutum olsa da blog yazarları için olağandır)

Çocukluğumdan artakalan en çarpıcı anılar demeti, mezarlık, Mercimek Baba (http://www.gunesintamicinde.com/muhtesem-gunler/) , çılgın çocuklukluk arkadaşları ve kitap okumaktır. Tüm bunlar gizemci, mistik dünyaya ölüme ve yaşama farklı gözlerle bakmama yol açtı.

Kartal Mezarlığı’na her gün gömülen 1980 öncesi o acılı çağların gencecik insanlarını taşıyan tabutları da asla unutmadım. Kah o görüşten, kah bu görüşten gençler mezarlıklara gömüldüler. Bizse çocuktuk. Üzüntüyü anlıyor onların tabutlarını taşıyan ve kollarını havaya kaldırıp slogan atan öfkeyi anlamıyorduk. (Bazen sol eller kalkıyordu bazen sağ ama üzüntü hep aynıydı)

Onlar gidince sessizce mezarlığı dinliyor sonra gelen çelenklerin karanfillerinden  sapları çıkarıp uçlarına gazoz kapağı çakıp kendi ok ve yaylarımızı icat ediyorduk. Sanırım ölümü yeterince anlamıyorduk ya da artık kanıksamıştık.

Siyasetin ülkemde öldürürücü olabileceğini de ilk o zaman öğrendim. Öfkenin sebebi olabileceğini de. Oysa ben insanları seviyordum. Sevmek önce geliyordu.

Böylece öğrenmek için, sınıf dereceleri için çalıştım. Takdirname’yi bir puanla kaçırmak bazen tümden yıkım gibi geldi. Her zaman çok başarılıydım. Lise’ye kadar sürdü bu. Küçükyalı Kadir Has Lisesi’nde birincilik tutkumu terkettim. Yine iyiydim. Ama artık yazıyordum. Deliler gibi yazıyordum. Her gün bir bilimkurgu öykü fikri aklıma geliyordu. Cebimde kendi imalatım olan çok kalın bir minik deftere okunmaz el yazımla notlar alıyordum. Bugün için dahi çok ilginç konuları not aldığımı belirtmeliyim.

Sonra uzakdoğu felsefeleri ve meditasyonla tanıştım. Yıllar süren insan üzerine araştırmalarım böyle başladı. Deneyime ve bilgiye dayalı şekilde sürekli okudum. Neredeyse tüm inanış ve metodolojileri takip ettim. Bu üniversitede daha yoğunlaşacaktı.

Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı benim için çok güzel zamanlar sundu. Gerek arkadaşlıkları, sosyal dünyayı, gerekse bilgisayarlarla tanışmamı sağladı. Programcılığı benimsedim. Sınıf 3. lüğü ile mezun olup Pamukbank Genel Müdürlükte staj yaptım Sonra bir yazılımevinde C dili ile Programcılık ve Sistem Analistliği üzerinde çalıştım.

Ama bir şeyler eksikti. İşletmelerdeki kavramları çözemiyordum. Bir şeyleri dinleyerek öğrenmem çok uzun sürecekti. Böylece sınava tekrar girdim. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne girdim.

İşletme Fakültesi benim için başlarda hiç kolay olmadı. Para, yönetim, Finansal kaynaklar, muhasabe, üretim, İnsan kaynakları, iş hukuku, yüksek matematik…

Sudan çıkmış balığa dönmüştüm. Bir alanda yetkinken bir başka alanda sıfırdan başlamayı yaşıyordum. Böylece senelerce Avcılar kampüsüne gidip gelerek bu zorlu işi başardım.

Öğrenciliğim boyunca yetişkinlere bilgisayar teknolojileri üzerine ders verdim. Programlama gibi Microsoft Office Ailesi gibi konularda. Öyleki özel kurslardaki ilk Office öğretmenlerinden birisi oldum. Bu dönemde binlerce insana eğitim verdim.

Yetişkin eğitimi üzerine pek çok kuram geliştirmemi sağladı bu dönem. Bilgisayar eğitiminde yapılan hataları da tespit ediyor ve yenilikçi yaklaşımları araştırıyordum.

İşletme Fakültesi’nden mezun olunca sıkı bir eğitime alındım. Artık proje yöneticisi olarak çalışıyordum. Pazarlama, Satış, Telefonda Konuşma, Toplantı Teknikleri, Mülakat Teknikleri, Satış Sonrası Destek ve Teknik Ekibi Yönetme ile Proje Planlama, Bütçe Çalışmaları gibi başlıklarda aylarca gece gündüz eğitim aldım. Üstadım ve patronum Selçuk Bey’e bu konuda ne kadar teşekkür etsem azdır.

Bu çalışmalar beni mutlu etmedi. Üretmeyi, pazarlamaktan daha çok sevdiğimi anladım. Tamamen kişisel bir tercih olarak, programcılığa döndüm. Egebank A.Ş.de yazılımcı olarak çalıştım. Sonra askere gittim. Dönüşte keskin bir kriz beni bekliyordu. Kriz günlerinde bir türlü istediğim işleri bulamazken hayati bir karar verdim.

Birgün boyunca neleri yapamadığımı sorguladım. Ne eksiklerim vardı? Böylece her sabah işe gider gibi kalkıp en az on saat olmak üzere çalışmaya başladım. Web Tasarım yeni bir konuydu henüz herkes web tasarımcı olmamıştı 🙂 Süratle öğrendim. Photoshop ile uyudum ve uyandım. Kişisel sitemi açtıktan sonra artık hazırdım.

Bir süre sonra ise kariyer planımı bir daha düşündüm. Yöneticilik yapmıştım işletmeyi biliyordum ama tuhaf denecek şekilde sadece öğretirken doğru yerde olduğumu hissediyordum. Buna anlam veremiyordum. Bizim toplum “hiçbir şey olamazsan öğretmen ol” derken içimdeki ses olmam gerekenin öğretmenlik olduğunu söylüyordu. Bu sesle zaman zaman kavga etsem de -özellikle zor öğrencilerle çalışırken- genelde hep baskın ses oldu.

Böylece özel bir okulda 4. sınıftan Lise 2 ye kadar tüm sınıflarda ders ve kulüp çalışmalarında görev aldım. Okulun web sitesini tasarladım. Öğrenci Gelişim yazılımını programladım. ISO9001 iç denetimci eğitimi alarak sertifika almaya hak kazandım. Sistemi tamamen dijital ortama alarak bir Intranet kurdum. O zaman için büyük işti. Şimdi son derece alışık olduğumuz bir durum. Okul Sıfır hata ile ISO9001 belgesi almaya hak kazandı.

LEGO Robot Koçluğu da ufkumu açtı. Zor problemlere bir takımla yaklaşmak tasarımcı planlayıcı gibi görevlerde öğrencileri yetiştirmek ve onların yerine hiçbir şeyi yapmamak.

Öğretmenlik yıllarımda Webquest kavramının geleceğin eğitiminde en büyük rolü olacağını farkettim. Boğaziçi Üniversitesi ve Marmara Eğitim Kurumları’nın da içerisinde olduğu eğitim kurumlarında Geleceğin Eğitim Teknolojileri ve Öğretmen Eğitimleri üzerine konferans verdim.

İlerleyen teknolojik gelişmelerle insanlara hızla ulaşıp ülkeyi kültür, sanat ve teknoloji alanında ilerletmeye katkıda bulunmak amacıyla ilk yazın sitesi Mihrace.Net‘i (http://www.mihrace.net/) programladım ve tasarladım. Yazdığım makaleler dikkat çekince Ekinoks Kültür ve Sanat dergisi’nde 2004 yılı içinde ard arda yayınlanmaya başladı.

Geçen yıllar içinde blog kavramı ortaya çıktı. Microsoft MSN Spaces üzerinde açtığım Güneşin Tam İçinde sitesi ilk eğitsel amaçlı açtığım blog çalışması oldu. Bu dönemde 780.000 okuyucu kendi web sitelerini açmayı öğrendi.

Türk Internetine ve öğrencilerine daha iyi hizmet edebilmek ve yoğun soruları talepleri karşılayabilmek için WordPress’le Güneşin Tam İçinde sitesini tekrar ve gelişmiş bir arabirimle tasarladım. Gelen soruları ve talepleri uzun, detaylı makaleler halinde yazdım.

Sadece üç yıl içinde 3 milyon okuyucuya ulaşan blog sitesi Kültür ve Sanat alanında okuyucuların oylarıyla Türkiye’nin en iyi Kültür Sanat Blogu seçildi. (2008 Blog ödülleri)

2009 yılında ise Türkiye 2. liği ile yine kültür sanat dalındaki liderliğini devam ettirdi…

Eğitimci, bilgisayarcı kimliğimle fotoğraf alanına girdiğimde tasarım ve görsel kabiliyetlerimi geliştirmeyi hedeflemiştim. Fakat fotoğrafçılığı öğrenirken yazdığım makaleler kısa sürede 100 binden fazla kişinin okuduğu ve referans değeriyle Türkçe yazılmış fotoğrafçılık makaleleri arasında anılmaya başladı.

Nikon D80 fotoğraf makinesi ve ekipmanı ile az bilinen teknik metotları deneyerek, anlatarak, sanatı sürdürmeye çalışıyorum.

Anadolu topraklarında yüzlerce yıl önce yaşamış olan su robotları tasarımcısı Cizreli Ebu’l-iz için açtığım tanıtıcı site (http://www.ebuliz.com/), Rahmetli Sanat Güneşimiz Zeki Müren için kurduğum anma sitesi (http://www.zekimuren.net) ve 3boyutlu gözlüklerle izlenen 3dgözlük sitelerim (http://www.3dgozluk.com/)  toplumsal hizmete odaklanmış sitelerden bir kaçıdır.

Daha hikaye yeni başlamış gibi geliyor. Birinci perde kapanmak üzere.

Ama ikinci perdenin başlaması ile birlikte belki bu anlattıklarım tümden unutulup sadece o anılacak.

Bir yerde ben insanlar için Google’dan arayıp buldukları kelimeleri anlatan kişiyim. Neyi soruyorlarsa onu anlatan insanım.

Süleyman Sönmez

Teşekkürler …

kyipekOn küsür senedir İnsan Kaynakları profesyoneliyim.

Üniversite yıllarımda birçok işte çalışmış ve ne yapmayacağım konusunda kendimi bayağı bilinçlendirmiştim. Ben bir satıcı, finansçı, pazarlamacı, mali müşavir, devlet memuru, akademisyen, gazeteci olmayacaktım. Ama mezun olurken kafamda net bir kariyer yolu da yoktu.

Mezuniyet sonrasında kısa süreli birkaç işte çalıştım. Mutlu değildim. Derken bir gün çok sevdiğim bir arkadaşım beni İstanbul’da yanında yaşamaya davet etti. İmkanlarımı denkleştirdim ve Ankara’dan ayrıldım. Bu transfer yolunu bana açan o çok değerli arkadaşıma buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

İstanbul’da iş aradım. Zaman çabuk ilerledi, param tükendi. Umutlarımın da tükenmesine az kala, bir diğer arkadaşımın aracılığıyla halkla ilişkiler, organizasyon üzerine çalışan iyi bir firmada iş görüşmesine katıldım. Beğenildim ve işe başladım. Bana iş görüşmesini ayarlayan arkadaşıma buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

İşimi, işyerini ve iş arkadaşlarımı seviyordum. Aylar geçti. Bir Cumartesi sabahı bilindik bir danışmanlık firmasından hiç beklenmediğim bir telefon aldım. Şaşırdım, meraktan gittim. Çok uzun bir görüşme sonrasında karşımda oturan şirket sahibi Yönetim Danışmanı bana “senin İnsan Kaynaklarına büyük yeteneğin var, istersen seni yetiştiririm” dedi. Bir defa daha şaşırdım, çalıştığım şirkette sorumluluklarım olduğunu söyledim ve öneriyi reddettim. Yönetim Danışmanı bana kızdı. Hayatımın fırsatını tepmekte olduğumu söyledi. “Git düşün, yöneticinle konuş, Pazartesi bana saat 10:00’a kadar haber ver” dedi. Pazartesi günü Yöneticime gittim, yaşadıklarımı anlattım. Ona “Kal derseniz, gitmeyeceğim” dedim. Yöneticim “Gerçekten senin için büyük bir fırsat, kaçırma” dedi. Bana şu anki kariyerimin önünü açtığı için Yöneticime buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

Danışmanlık firmasında çalışmaya başladım. Çabuk öğreniyordum, hızla sorumluluklar almaya başladım. Aylar geçti, Yönetim Danışmanı A.B.D.’de yaşamaya ve Türkiye’den ayrılmaya karar verdi. Ben de İnsan Kaynakları departmanı olan bir şirkette çalışmak için iş arayışına girdim. Beni keşfederek mesleğime kavuşturan, yetiştiren, bilgisini, tecrübesini ve saatlerini benimle paylaşan değerli Yönetim Danışmanına buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

İş aramak kolay değil. Başvurular, cevap gelmeyen başvurular… İş görüşmesine çağrılabilmenin işe girmekten daha zor gibi geldiği günler. Sonunda hiç ummayacağım bir aile büyüğümden gelen haber ve büyük bir şirketle iş görüşmesine çağrılmak, görüşmeler ve akabinde işe başlamak. Bana iş görüşmesi için referans olan rahmetli Aile Büyüğüme ve iş görüsmesini ayarlayan Tepe Yöneticiye buradan sozsuz teşekkürlerimi iletiyorum.

Merak etmeyin daha fazla “teşekkür” okumayacaksınız çünkü devam etsem ne benim yazmaya, ne de sizlerin okumaya enerjisi kalır.

Sözün özüyle, kariyerim adına çıktığım yolda başlangıçtan beri farklı boyutlarıyla sürekli bir takım çalışması içinde hissettim kendimi. Takım üyelerinin hepsi “İpek’ın Kariyeri” projesinin önemli birer yapı taşıydı. İpek kendini sürekli geliştirmek, bilgilendirmek için çabalar, kendisine verilen işleri en iyi şekilde yapmak için emek sarfederken, takıma farklı zamanlarda, farklı misyonlarla dahil olan kişiler İpek’in kariyerinin şekillenmesinde çok önemli rol oynamışlar ve oynamaya da devam edeceklerdir. Aynen benim de başkalarının kariyer yollarında takım üyesi olarak farklı misyonlar üstlendiğim gibi.

Hiçbirimiz tek başımıza yaşayamayız, tek başımıza başaramayız. ‘Ben’den ‘biz’ kavramına geçmek ve ‘birey’ olmak yolunda ‘toplum’u kucaklayabilmek, iş hayatındaki başarıya giden anahtardır diye düşünür, inanırım her zaman.

Dilerim, bütün gençler de benim gibi kariyer yollarında ben ile biz, birey ile toplum arasındaki diyalektik ilişkiyi çözerler. Çok çalıştıkları ve sürekli kendilerini geliştirdikleri sürece takımlarının performansının asla düşmeyeceğini bifiil tecrübe ederler.

.

Bu yazım Münteha Mangan’ın “BİZ’siz Olmaz, BEN Dediğin Eksiktir” yazı dizisi için hazırlanmış ve yayınlanmıştır.

Kaynağım İnsan’nın Misyon ve Vizyonu

misyon ve vizyonKaynağım İnsan’nın açılışının üstünden üç buçuk ay geçti. Blogun geçen süre içindeki performansından memnunum;

* 108 gün içinde toplam 143 yazı yazdım.

* Urbsz ekibin SEO çalışmalarının da desteğiyle Page Rank 2, Alexa Rank 150,487  oldu.

* Soru-Cevap ve Profesyoneller bölümleri açıldı.

* Günlük ortalama tekil ziyaretçi sayısı ise 200.

Kaynağım İnsan’ın önümüzdeki günlerde “Kariyer” bölümü açılacak. İş İlanı bölümü ile amacım iş arayanlar ile işverenleri buluşturacak bir platform oluşturmak.

Açıldığı günden beri Kaynağım İnsan içerik ve fonksiyonlari itibariyle benim kafamda da yapı taşlarını yerlerine oturttu. Dolayısıyla artık blogumun misyon ve vizyonunu yazmak için kendimi yeterince olgunlaşmış hissediyorum.

Kaynağım İnsan ile üstlendiğim misyonu;

‘Dünya ve Türkiye’deki İnsan Kaynakları uygulamaları ve mesleği üzerine bilgi, tecrübe, araştırma ve görüşlerimi paylaşmak’,

vizyonumu ise

‘Türkiye’nin geniş ve güncel içeriği ile referans İnsan Kaynakları blogu olmak’

şeklinde netleştirdim ve Hakkında sayfasına yerleştirdim.

Önümüzdeki günlerde, aylarda, yıllarda Kaynağım İnsan’nın çok daha farklı fonksiyonlarla gelişeceğini düşüyorum, kafamdan geçenleri çeşitli ortamlarda tartışıyorum, görüş alışverişinde bulunuyorum.

Eğer sizlerin de Kaynağım İnsan’da görmek istediğiniz konular, fonksiyonlar var ise lütfen bana yazın. 🙂

E-posta adresim [email protected]

Dün Kariyerimi Yönettim

plantDün öğlen saatlerinde beklemediğim bir telefon geldi.  Arayan danışmanlık firması çalışanı çok seri şekilde bana neden ulaştıklarını özetledi:

Tekirdağ tarafında açılacak, 1500 kişinin çalışması öngörülen, yabancı sermayeye ait ve dünya çapında dev bir Bilişim Teknolojileri markasının üretimini gerçekleştirecek fabrikanın İnsan Kaynakları Müdürü pozisyonu için görüşmek

Şaşırdım.

Heyecanlandım.

Elbette çok hoşuma gitti.

Ve … teşekkür ederek kibarca reddettim.

🙁

İşte böyle ani gelişen durumlarda bir iki saniye içinde çok önemli kararlar vermek zorunda kalırız hayatımız, kariyerimiz ile ilgili. O birkaç saniye içinde kafamızdan onlarca cümle akar, cümleler arasında bağlantılar kurulur veya kurulamaz. Kariyer hedefleri gözden geçirilir, olası değişikliklere ne derece açık olunabileceği tartılır ve son nokta müspet veya menfi olarak konur. Geri dönüş de yoktur.

.

İşte telefon konuşması esnasında “görüşmeye gelir misiniz?” sorusu sonrasındaki iki saniye içinde benim kafamdan akan pozisyona yönelik olumlu düşünceler:

Pozisyon benim en cazip bulduğum iki sektör Bilişim Teknolojileri ve Üretimi kavrıyor. Üretilecek marka bir dünya devi. 1500 kişiden sorumlu olmak, hele ki bu kadroyu, kadromu sıfırdan kurmak mükemmel bir tecrübe. Yabancı sermaye, Uzakdoğu, Avrupa ve  Amerika merkezli.

Ama iki durum var ki, onlar için farklı bir yöntemlerle organize olamam:

Birincisi fabrikanın yerinin Tekirdağ olması. Çok uzak, hergün gidip gelmek temposu için kızım Yaprak henüz çok küçük. İşte böyle zamanlarda kadın ile erkek arasındaki fark ortaya çıkıyor. Ben bir anne olarak henüz iki yaşında olan kızımı bu boyutta bırakmaya hazır değilim. Eğer erkek olsaydım bu düşünce, içgüdü aklımın ucundan bile geçmezdi.

İkinci durum ise büyük keyif alarak çalışmakta olduğum İnsan Kaynakları ve Stratejik İş Yönetimi Danışmanlık Projem. Yapacak çok işim, gidecek çok yolum var. Projemi yarıda bırakamam

Pozisyon için üçüncü derecede olumsuz nitelikteki faktörler ise bireysel üretim hedeflerimle ilintili:

2010 yılı içinde açmayı planladığım Kadın Blogları portalı ve kendi işimi yapmaya devam etmek hedefim.

.

Sonuç itibariyle başvurmadığım bir pozisyon için, güncel olmayan bir özgeçmişim üzerinden beğenilerek aranmış olmak gururumu çok okşadı. Benzer durumlarla son bir yıl içinde bu üçüncü karşılaşışım. Ama diğer iki Türk devi beni bu derece heyecanlandırmamıştı. Ne diyelim kısmet …

Bugün olmaz belki ama geleceğinde ne getireceğini kimse bilemez.

😉

İtalya’nın En Popüler Kariyer Portalı: Trovolavoro.it

Offerte di lavoro, annunci lavoro- cerca e trova lavoro su Trovolavoro_1264146490663

Türkiye’deki kariyer portallarının beni çok sıktığını sıklıkla dile getiriyorum. On yıl önce ne yapıyorlarsa, üç aşağı, beş yukarı aynı içerikle, sunumla devam ediyorlar. Biz İK profesyonelleri de daha fazlasını, farklısını araştırmadığımız, farklılık talepleri ile portallara gitmediğimiz için olanı kullanmaya devam ediyoruz. Mevcut durum benim içinse tam bir mahkümiyet.

Halihazırdaki yapılar hem adayı, hem de işvereni robotlaştırmaya, tembelleştirmeye hizmet ediyor kanımca. Bireysel veya kurumsal yaratıcılığa imkan vermeyen sıkıcı ekranlarla işlemlerimizi yapıyoruz. Yıllardır aynı alt yapı ile taş üstüne taş koymadan ilerliyoruz. Aday veya işveren için hayatı kolaylaştırmak mı amaç olmalı, yoksa onları iş/işgören aramak konularında düşündürmek, geliştirmek mi? Ben ikincisini tercih ederim ama bu beklentime karşılık bulamıyorum.

Bunca eleştiri sonrasında “sen ne gibi birşey istiyorsun?” diye sorulabilir. İşte ben bunu istiyorum; Trovolavoro.it

Trovolavoro.it İtalya’nın en popüler kariyer portallarından ve Corriere Della Serra Gazetesi’ne ait. Trovare kökünden trovo  “bul”, lavorare kökünden lavoro ise “iş” demek. Yani sitenin adı İş Bul 🙂

Portalın kolay üyelik açma işleminden sonra sisteme kendi üretiminiz olan özgeçmiş(ler)i ve önyazı(lar)ınızı yüklüyorsunuz. Ardından mesleğinizi, çalışmak istediğiniz sektör(leri)ü, çalışabileceğiniz lokasyon(lar)ı seçiyorsunuz. İşlemi tut yerleştir modeli ile yapatığnız için sınırsız seçim hakkı veriyor portal. Sonrasında sistemden alt ölçüt kırılımlarınızı istediğiniz gibi değiştirerek farklı ilan listelemeleri yapabiliyor ve açık pozisyonlara başvurabiliyorsunuz.

Trovolavoro.it’in diğer hizmetleri arasında formasyonu geliştirecek eğitim duyurularının yapılması ve test hizmetlerinin verilmesini sayabiliriz. Üniversitelerde açılan yüksek lisans programları veya özel şirketlerin verdiği eğitim paket duyurularına portaldan ulaşabilir,  İngilizce ve diğer konularda portal üzerinden kendinizi teste tabii tutabilirsiniz.

Ayrıca özgeçmiş yazılması ve iş hayatına dair bilgilere ulaşabileceğiniz rehberler de portalın içeriğinde mevcut.

Kısacası Trovolavoro.it’in çok dinamik bir yapısı var. Adayları belirli şablonlara ve seçenek sayılarına mahküm etmiyor. Adayların öz üretimleri olan özgeçmişlerini işveren nezninde ön plana çekiyor.

Benzer yapıda bir portalın Türkiye’de açıldığı takdirde tutma olasılığını yüksek buluyorum. Çünkü iş arayanlar portalların hazır şablonlarını doldurmaya çok üşeniyorlar ve karşımıza çarpuk çurpuk işler çıkıyor. Diğer taraftan “neden kendim bir özgeçmiş yazayım ki?” deyip bu hazır ve eksik  şablonları direk özgeçmiş olarak kullananların sayısı da azımsanmayacak kadar çok. O zaman ben soruyorum: nerede kaldı yaratıcılık, öz üretim kavramı?. Bunun ötesinde hazır şablonlardaki içerik eksiklikleri adayın kendisini ifadelendirmede çokça yetersiz kalmasına neden oluyor. Ben bundan dolayı her zaman eğer klasik özgeçmiş yüklenmişse onu kullanmayı tercih ediyorum.

Dilerim önümüzdeki günlerde girişimciler Trovolavoro.it yapısında bir insan kaynakları portalına yatırım yaparlar.  😀

Ödüllendirme Uygulamaları Üzerine Sohbet

ik-da-odullendirme

Geçen Cumartesi günü Astoria’daki Buluştrend’de Tanya Hazar Kaysoydu ile gerçekleştirdiğimiz röportajlardan daha önce bahsetmiştim. Ödüllendirme uygulamaları üzerine olan ilk çekim dün yayına girdi. Genel olarak akıcılık göstermekle berabar konuşmamın 1:33. saniyesinde büyük bir hata var. Çekimi ilk izleyişimde “ne demişim, ne demişim ben?” diye şok içinde videoyu durdurdum ve geri aldım. KORKUNÇ. Bir daha olmasın İpek ! 😀

Ödüllendirme uygulamaları videosunu özetleyecek olursak;

* Ödüllendirme uygulamalarının ana amacı şirkete strateji ve hedeflerine ulaşmada destek olması ve çalışanların motivasyonunun arttırılmasıdır.

* Ödüllendirme uygulamaları maddi (ör; parasal ödüller), manevi (ör; topluluk önünde başarı sertifikası verilmesi) ve güç (ör; ünvan, terfi, yeni sorumluluk verilmesi) odaklı olabilir.

* Ödüllendirmeleri uygulamalarının performansını etkileyen üç unsur vardır; istikrarlı uygulanması, dinamik yapılar olması ve kişiselleştirilebilmesi

İstikrar: Sistem hayata geçirildiğinde keyfi şekilde uygulamaların kesintiye uğratılması, vaadedilen ödüllerin verilmemesi gibi kritik büyük hataların yapılmaması gerekir.

Ödüllendirme uygulamaları dinamik yapılar olmalı, çeşitlilik göstermelidir. Çalışanlar ve ihtiyaçların yakından takip edilmesi yoluyla uygulamalar zenginleştirilmeli, değiştirilebilmelidir. Ödüllendirmeler standart performans değerlendirilmesi sonuçlarına bağlanabileceği gibi, anlık üstün başarılar karşısında çalışanlara beklemedikleri ödüller verilebilmelidir.

Ödüller kişiselleştirilebilmelidir. Her çalışanın motive ve tatmin edilme yolları farklıdır. Bu farklılıklar mümkün olduğunca kayıt altına alınmalı, çalışanların hoşlandıkları, tercihleri, ihtiyaçları yakından takip edilmelidir. Olası ödüllendirme uygulamalarında çalışana özel muameleler geliştirilebilmedir.

Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik

EKRANLI ARAÇLARLA ÇALIŞMALARDA SAĞLIK VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

Madde 1 — Bu Yönetmeliğin amacı, ekranlı araçlarla çalışmalarda alınacak asgari sağlık ve güvenlik önlemlerini belirlemektir.

Bu Yönetmelikte belirtilen daha sıkı ve özel önlemler saklı kalmak kaydı ile 4 üncü maddede tanımlanan ekranlı araçların kullanımında, İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği hükümleri de uygulanır.

Kapsam

Madde 2 — Bu Yönetmelik, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamına giren ve ekranlı araçlarla çalışmaların yapıldığı tüm işyerlerini kapsar.

Ancak, bu Yönetmelik hükümleri:

a) Hareketli makine ve araçların kumanda kabinleri ve sürücü mahallinde,

b) Taşıma araçlarındaki bilgisayar sistemlerinde,

c) Toplumun kullanımına açık bilgisayar sistemlerinde,

d) İşyerinde, kullanımı sürekli olmayan taşınabilir sistemlerde,

e) Hesap makineleri, yazar kasa ve benzeri, data veya ölçüm sonuçlarını gösteren küçük ekranlı cihazlarda,

f) Ekranlı daktilolarda,

uygulanmaz.

Kanuni Dayanak

Madde 3 — Bu Yönetmelik, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 78 inci maddesi uyarınca hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 4 — Bu Yönetmelikte geçen;

a) Ekranlı araç : Uygulanan işlemin içeriğine bakılmaksızın ekranında harf, rakam, şekil, grafik ve resim gösteren her türlü aracı,

b) Operatör : Ekranlı aracı kullanan kişiyi,

c) Zorlayıcı Travmalar : Göz yorgunluğu, kas gücünün aşırı kullanımı, uygun olmayan duruş biçimi, uzun süre ekranlı araç karşısında ara vermeden çalışma, aşırı iş yükü duygusu, zihinsel yorgunluk ve stres ile gürültü, ısı, nem ve aydınlatmanın neden olduğu olumsuzluklarının tümünü,

d) Çalışma merkezi : Operatörün oturduğu sandalye, ekranlı aracın konulduğu masa, bilgi kayıt ünitesi, monitör, klavye, yazıcı, telefon, faks, modem ve benzeri aksesuar ve ekranlı araçla ilgili tüm donanımların tamamının veya bir kısmının bulunduğu çalışma yerini,

ifade eder.

*

İKİNCİ BÖLÜM

İşverenin Yükümlülükleri

Çalışma Merkezleri

Madde 5 — İşveren, çalışma merkezlerinde, ekranlı araçların kullanımından kaynaklanan zorlayıcı travmalara neden olabilecek riskleri belirleyecek ve bu riskleri ortadan kaldıracak veya en aza indirecek sağlık ve güvenlik önlemlerini alacaktır.

Çalışanların Bilgilendirilmesi ve Eğitimi

Madde 6 — Ekranlı araçlarla çalışmalarda, çalışanların bilgilendirilmesi ve eğitimi ile ilgili olarak aşağıdaki hususlara uyulacaktır:

a) İşveren, işçilere ve temsilcilerine çalışma yerlerinde sağlık ve güvenlik ile ilgili bütün konularda ve özellikle bu Yönetmeliğin 5, 7 ve 9 uncu maddelerinde belirtilen hususlarda bilgi verecektir.

b) İşveren ekranlı araçlarla çalışanlara, işe başlamadan önce ve çalışma koşullarında önemli bir değişiklik olduğunda gerekli eğitimi verecek ve bu eğitimler periyodik olarak tekrarlanacaktır.

Eğitim, özellikle aşağıdaki konuları içerecektir;

1) Zorlayıcı travmalar ve korunma yolları,

2) Doğru oturuş,

3) Gözlerin korunması,

4) Gözleri en az yoran yazı karakterleri ve renkler,

5) Çalışma sırasında gözleri kısa sürelerle dinlendirme alışkanlığı,

6) Gözlerin, kas ve iskelet sisteminin dinlendirilmesi,

7) Ara dinlenmeleri.

Günlük Çalışma Düzeni

Madde 7 — İşveren, ekranlı araçlarla yapılan çalışmalardan kaynaklanan iş yükünü ve etkilenmeyi azaltmak amacıyla, uygun çalışma planı yaparak, operatörlerin periyodik olarak ara vermesini veya dönüşümlü olarak başka işlerde çalışmalarını sağlayacaktır.

Çalışanların Görüşlerinin Alınması ve Katılımlarının Sağlanması

Madde 8 — İşveren çalışanların ve temsilcilerinin bu Yönetmelik ve ekinde belirtilen konularda İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nde belirtildiği şekilde görüş ve önerilerini dikkate alacak ve katılımlarını sağlayacaktır.

Gözlerin Korunması

Madde 9 — Ekranlı araçlarla çalışmalarda işçilerin gözlerinin korunması için uyulacak hususlar aşağıda belirtilmiştir:

a) Aşağıdaki durumlarda işçilerin göz muayeneleri yapılacaktır;

  • ekranlı araçlarla çalışmaya başlamadan önce,
  • düzenli aralıklarla ve
  • ekranlı araçla çalışmalardan kaynaklanacak görme zorluğu olduğunda.

b) Yukarıda belirtilen muayene sonuçlarına göre gerekiyorsa işçiler oftalmolojik testlere tabi tutulacaktır.

c) Yukarıda (a) ve (b) bentlerinde belirtilen muayene ve test sonuçlarına göre gerekiyorsa işçilere yaptıkları işe uygun araç ve gereç verilecektir.

d) Bu madde uyarınca alınacak önlemler işçilere herhangi bir maddi yük getirmeyecektir.

*

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli Hükümler

Yönetmelik Hükümlerine Uyum

Madde 10 — Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten sonra açılacak çalışma merkezleri bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulacaklardır. Yönetmeliğin yayımlandığı tarihte faaliyette olan çalışma merkezleri ise 2 yıl içinde Yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilecektir.

*

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İlgili Avrupa Birliği Mevzuatı, Yürürlük, Yürütme

İlgili Avrupa Birliği Mevzuatı

Madde 11 — Bu Yönetmelik 29/5/1990 tarihli ve 90/270/EEC sayılı Konsey Direktifi esas alınarak hazırlanmıştır.

Yürürlük

Madde 12 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 13 — Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.

*

EK – 1

EKRANLI ARAÇLARLA ÇALIŞMALARDA ARANACAK ASGARİ GEREKLER

1.1. Ekipman

    a) Genel hususlar

    Bu tür ekipmanın kullanımı işçiler için risk kaynağı olmayacaktır.

    b) Monitör

    Ekranda görünen karakterler kolayca seçilebilecek şekil ve formda, uygun büyüklükte olacak, satır ve karakterler arasında yeterli boşluk bulunacaktır.

    Ekran görüntüsü stabil olacak, görüntünün titremesi ve benzeri olumsuzluklar bulunmayacaktır.

    Parlaklık ve karakterler ile arka plan arasındaki kontrast, operatör tarafından kolaylıkla ayarlanabilecektir.

    Ekran, operatörün ihtiyacına göre kolaylıkla her yöne döndürülerek ayarlanabilir olacaktır.

    Ekranın ayrı bir kaide veya ayarlanabilir bir masa üzerinde kullanılması mümkün olacaktır.

    Kullanıcıyı rahatsız edebilecek yansıma ve parlamalar önlenecektir.

    c) Klavye

    Klavye, operatörün el ve kollarının yorulmaması ve rahatça çalışabilmesi için ekrandan ayrı ve hareketli olacaktır.

    Klavyenin ön tarafına, operatörün bileklerini dayayabileceği özel destek konulacaktır.

    Operatörün elleri ve kolları için klavyenin önünde yeterli boşluk olacaktır.

    Klavyenin rengi mat olacak ve ışığı yansıtmayacaktır.

    Klavye karakterlerinin yerleri kullanımı kolaylaştıracak şekilde düzenlenmiş olacaktır.

    Çalışma pozisyonuna göre, tuşlar üzerindeki semboller kolaylıkla seçilebilecek, düzgün ve okunaklı olacaktır.

    d) Çalışma masası veya çalışma yüzeyi

    Çalışma masası veya çalışma yüzeyi; ekran, klavye, dokümanlar ve diğer ilgili malzemelerin rahat bir şekilde düzenlenebilmesine olanak sağlayacak şekilde ve yeterli büyüklükte olacak ve yüzeyi ışığı yansıtmayacak nitelikte olacaktır.

    Operatörün rahatsız edici göz ve baş hareketleri ihtiyacını en aza indirecek şekilde yerleştirilmiş ve ayarlanabilir özellikte doküman tutucu kullanılacaktır.

    Çalışanın rahat bir pozisyonda olması için yeterli alan olacaktır.

    e) Çalışma sandalyesi

    Sandalye dengeli ve operatörün rahat bir pozisyonda oturabileceği ve kolaylıkla hareket edebileceği şekilde olacaktır.

    Oturma yerinin yüksekliği ayarlanabilir olacaktır.

    Sırt dayama yeri öne-arkaya ve yukarı-aşağı ayarlanabilir, sırt desteği bele uygun ve esnek olacaktır.

    İstendiğinde operatöre uygun bir ayak dayanağı sağlanacaktır.

    1.2. Çalışma ortamı

      a) Gerekli alan

      Operatörün oturma şeklini değiştirebilmesi ve rahatça hareket edebilmesi için çalışma merkezi yeterli genişlikte olacak ve uygun şekilde düzenlenecektir.

      b) Aydınlatma

      Operatörün gereksinimleri ve yapılan işin türü dikkate alınarak uygun aydınlatma şartları sağlanacak, arka planla ekran arasında uygun kontrast bulunacaktır.

      Yapay aydınlatma kaynaklarının yeri ve teknik özellikleri ekrandaki ve diğer ekipmanlar üzerindeki parlama ve yansımaları önlenecek şekilde olacaktır.

      c) Yansıma ve parlama

      Pencereler, açıklıklar ve benzeri yerler, saydam veya yarı saydam duvarlar ve parlak renkli cisim ve yüzeylerden ekran üzerine direk ışık gelmeyecek ve mümkünse yansımalar önlenecektir.

      Ekrana gelen gün ışığının kontrol edilebilmesi için yatay ve dikey ayarlanabilir perdeler kullanılacaktır.

      d) Gürültü

      Çalışma merkezlerinde kullanılan ekipmanların gürültüsü çalışanların dikkatini dağıtmayacak ve karşılıklı konuşmayı engellemeyecek düzeyde olacaktır.

      e) Isı

      Çalışma merkezindeki ekipmanlar çalışanları rahatsız edecek düzeyde ortama ısı vermeyecektir.

      f) Radyasyon

      Çalışma merkezindeki görünür ışık dışındaki tüm radyasyonların sağlığa zarar vermeyecek düzeylerde olması için gerekli önlemler alınacaktır.

      g) Nem

      Çalışma ortamındaki nemin uygun düzeyde olması sağlanacak ve bu düzey korunacaktır.

      1.3. Bilgisayar programları

        İşveren, ekranlı araçlarla yapılacak işin düzenlenmesinde ve kullanılacak programların seçiminde aşağıdaki hususlara uyacaktır.

        a) Programlar işe uygun olacaktır.

        b) Programlar kolay kullanılabilir ve eğer uygunsa operatörün bilgi düzeyine ve deneyimine göre ayarlanabilir olacaktır. Operatörün bilgisi dışında programlara müdahale edilemeyecektir.

        c) Sistemler çalışanların verimini artıracak ve kolaylık sağlayacak şekilde geri beslemeli olacaktır.

        d) Sistemler operatöre uygun hız ve formatta bilgi verecek şekilde olacaktır.

        e) Programlar, özellikle verilerin algılanması ve kullanılması konusunda ergonomi prensiplerine uygun olacaktır.

        Çıldırmamak Elde Değil !!

        stopŞu an özgeçmiş okuyorum.

        Okuyorum “hiç mi umursamıyorlar” diye sinirleniyorum,

        okuyorum “nasıl olabilir?” diye şaşırıyorum,

        okuyorum ve sonunda “ben ne yapabilirim? her koyun kendi bacağından asılır” diye kestirip atıyorum.

        Bu yazıyı okuyan ve iş aramakta olan değerli arkadaşlar, lütfen:

        1. Özgeçmiş iş tecrübeleri bilgileriniz eksiksiz olsun.

        – İş tecrübelerinizi yazmayı “unutmayın“. Okuldan mezun olmuş beş yıl önce, iş tecrübesi bölümü boş. Ne yapıyorsunuz? Beş yıldır boş mu geziyorsunuz ? Yoksa kariyer portalındaki hazır şablonu doldurmaya mı üşendiniz? Eğer siz üşendiyseniz, ben de sizi işe almaya üşenebilirim.

        – Belirttiğiniz iş tecrübelerinizin altına o işte ne yaptığınızı özet şeklinde belirtin. İşinin detayını yazan ile yazmayan arasında bir fark illa ki gözetiyoruz.

        1. Özgeçmiş teknik bilgileriniz eksiksiz olsun.

        Teknik niteliklerinizi lütfen belirtin. Mühendislik mezunu bir insan eğer hiçbir teknik nitelik belirtmiyorsa o kişi ya hiçbirşey öğrenmemiştir, ya da kariyer portalının hazır şablonunu dolduramayacak kadar tembeldir. Her iki durumda da iyi bir şirkette zaten işe giremezsiniz. Sözkonusu durum diğer bütün meslek dalları için geçerlidir.

        3. Bir tatil anısından kesilmiş, özensiz fotoğraflarla form doldurmayın.

        O kadar kötü fotoğraflar var ki başvurularda insanın kanı donuyor. Ya unursamıyorlar diyorum, ya gerçekten iş aramıyorlar. İş başvuru yapmak hakkında nereyi okusanız bu cümleyi görürsünüz “resmi, ciddi kıyafetle çekilmiş vesikalık”.

        Ortalama, elenmeye yakın bir aday, hele ki fotoğrafında manzaraya karşı ağzı on karış açık kahkaha atıyor veya kravatı gevşemiş, üst düğmesi açık, yarı baygın özgeçmişten bana bakıyorsa (muhtemelen iş esnasında yakalanmış bir fotoğraftan kesilmiş) kusura bakmasın benim mülakat listeme giremiyor.

        4. Önyazı yazmayı ihmal etmeyin.

        Eğer yüz özgeçmiş okuyorsam sadece on tanesinde önyazıya rastlıyorum.

        Özyazı bir adayın başvurduğu ilana, pozisyona, şirkete olan ilgisini gösterir. Bir kere hazırlanır, kariyer portalı üzerinde saklanır ve başvurularda üstünde ufak değişiklikler yapılarak ilanlara gönderilir. Daha bir önyazı yazmaya üşeniyoruz, yapmayın bunu lütfen.

        5. Kariyer portallarının hazır şablonları yanında orijinal özgeçmişlerinizi de sisteme ekleyin.

        Bugüne kadar Türkiye’nin önde gelen bütün kariyer portallarını işveren tarafında kullandım. Şablon olarak hiçbirini yeterli bulmuyorum. O nedenle de eğer sisteme yüklenmişse mutlaka orijinal özgeçmişi açıyorum. Birçok insanın sadece yüklemeye üşendiği için sisteme dahil etmediği dosyacık, orijinal özgeçmişini yüklemeye üşenmemiş bir başka aday tarafından geçilmesine neden olabiliyor. Çünkü orijinal özgeçmişte hazır şablonda göremediklerime, detaya ulaşabiliyorum çoğu zaman.

        6. Bazı bilgileri gizleyebilirsiniz ama lütfen ortadan yokolmayın.

        ‘Bu ne demek?’dediniz kesin. Bugün birkaç başvuru vardı, isim yok, resim yok, iş tecrübesi yok. Hepsi gizli. Bir tek okul var.

        “Sevgili aday, in misin, cin misin, bir ipucu ver, sen kimsin?

        Bazen kendi kendime “İpek” diyorum, “yaz hepsine –çocuğum bu özgeçmiş çok kötü, bununla hiçbir iyi şirkete giremezsin-.” sonra da duruyorum, “Hayatı boyunca ebeveynleri, yakın çevresi tarafından taşınmaya alışmış, tembelleşmiş bu gençleri bir de ben mi taşıyacağım?”

        Hayır, elbette ki taşımayacağım.

        Kendisini taşımayı bilmeyeni de işe almayacağım NOKTA

        İşin kötü tarafı bu gençler ebeveynlerine iş aradıklarını söylüyorlar … ah ahhh, ne arama ama ?!