Kategori arşivi: Haberler

AB-Türkiye İlişkileri’ Karikatür Yarışması

Avrupa Birliği Genel Sekreterliği (ABGS), Hacettepe Üniversitesi Avrupa Birliği Araştırmaları Merkezi ile birlikte, Türk halkını AB-Türkiye ilişkileri hakkında bilgilendirmek amacıyla “AB-Türkiye İlişkileri: Somut Katkılar – Yersiz Korkular” konulu karikatür yarışması düzenliyor.

Yarışmaya katılım koşulları;

a. Yarısmacıların Türkiye Cumhuriyeti vatandası olması zorunludur.
b. Yarısma gönüllülük esasında yapılacaktır.
c. Yarısma, amatör-profesyonel herkesin katılımına açıktır.
d. Yarısma kapsamında sunulan tüm eserler Avrupa Birliği Genel Sekreterliği (ABGS) ve Hacettepe Üniversitesi Avrupa Birliği Uygulamaları ve Arastırmaları Merkezi (HÜAB) tarafından teslim alınacak ve saklanacaktır.

Son başvuru tarihi 29 Nisan 2011 olan yarışmanın detaylı bilgisi için lütfen tıklayınız.

Not: Karikatür sahibinin ad soyadını bulamadım.

2011 Olmuksa Mukavva Ulusal Öğrenci Yarışması

Olmuksa 2011 Oluklu Mukavva Ulusal Öğrenci Yarışmasının amacı, Türkiye ve KTTC’de tasarım eğitimi alan Türk öğrencilerin ambalaj tasarımı konusunda teşvik edilmesi, oluklu mukavva malzemesinin algısının yükseltilmesi, ambalaj sektörüne ilginin artırılması, endüstri ile tasarım öğrencileri arasında ilişkinin oluşturulması ile yetenekli tasarımcıların Olmuksa’ya ve sektöre kazandırılmasıdır.

Ülkemizde üretilen yurtiçi ve yurtdışı piyasalara sunulan ürünlerin piyasada yer edinmesine doğru ambalaj çözümleri ile faydalı olmak, rekabet gücünü artırmak ve katma değer kazandırmak amaçlı endüstrinin geliştirilmesi, desteklenmesi amacıyla düzenlenmiştir.

Yarışmaya katılmak için:

a. Türkiye ve KTTC’de tasarım eğitimi verilen üniversitelerin Endüstri Ürünleri Tasarımı ile Grafik Tasarımı lisans veya yüksek lisans düzeyinde eğitim görmek,

b. Yarışmacılar, yarışmaya tasarımcı olarak bireysel veya ekip olarak katılabileceklerdir. Adı geçen bölümler dıĢında okuyan öğrenciler yarıĢmaya bireysel olarak katılamazlar; ancak, ekip lideri Grafik Tasarım ile Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümlerinde eğitim gören öğrenciler olmak kaydıyla bu bölümlerde okuyan öğrencilerle birlikte grup oluĢturarak katılabilirler.

Yarışmanın son başvuru tarihi 15 Nisan 2011. Dolayısıyla ilgilenenlerin ellerini çabuk tutmalarını tavsiye ederim.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Vodafone Fikir Yıldızları Yarışması

Vodafone Fikir Yıldızlarını arıyor !

Bir mobil uygulama ile hayatı değiştir. İster en iyi mobil uygulama fikrini bul, istersen parmaklarını çalıştırıp en popüler uygulama platformu Android uygulamasını geliştir ve mobil dünyada adından söz ettirme şansını yakala!

Fikir Yıldızları’na katılarak, geleceğin mobil dünyasını şekillendirmeye aday olabilir, kariyer fırsatları yanında HTC’den süper telefon ve tablet ödüllerini kazanma şansını elde edebilirsiniz. Üstelik “Fikir yıldızları özel ödülü”nü alacak proje grubu, dünyaya açılmalarını sağlayacak ve mobil dünyaya bakışlarını değiştirip ufuklarını açacak Apps World Series’e katılacak.

Yarışmaya katılabilmek için genel koşullar;

* Parlak Fikir kategorisine katılacak gruplardaki tüm üyelerin Türkiye’de bulunan üniversitelerin lisans ya da yüksek lisans programlarına tam zamanlı kayıtlı olması gerekiyor.
* Android Uygulama kategorisine katılacak gruplarda en az bir üyenin Türkiye’de bulunan üniversitelerin lisans ya da yüksel lisans programlarına tam zamanlı kayıtlı olması gerekiyor.
* Uygulama ve fikrin fikri sınai hakları ihlal etmemesi gerekiyor.
* Uygulama ve fikirlerin başka bir yarışmada dereceye girmemiş ya da ödül almamış olması gerekiyor.
* Katılım şartları (başvuru tarihleri, yarışma süreci, ödüller, vs.)  ile ilgili detaylı bilgileri katılım şartları metninde bulabilirsiniz.

Bosch Live 2011

Bosch mühendislik fakültelerindeki yaratıcı beyinleri desteklemek için “yaşam için teknoloji” adında bir yarışma düzenliyor.

Mühendislik konusunda yaratıcı beyinleri keşfetmenin yanı sıra ekolojik sorunlara çözüm getirmek amacıyla düzenlenen yarışmanın konularını enerji tasarrufu, atık yönetimi ve alternatif/yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı oluşturuyor. Mühendislik fakültelerinin lisans ve tüm yüksek lisans öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen yarışma, 01  Mart- 31 Ekim 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Bosch Grubu Türkiye yöneticilerinden oluşan jüri; projeleri yenilik boyutu, sağladığı tasarruf miktarı, sürdürülebilirlik, uygulama alanı ve yaygınlaştırılabilirlik özelliklerine göre değerlendirecek.

Yarışma sonucunda mühendislik bilgisini en iyi kullanabilen ve eko yaşam – çevre için etkin çözümler sunulabilen projelerin sahipleri Bosch tarafından ödüllendirilecek. Yarışmanın birincisi, yurtdışında İngilizce ya da Almanca yabancı dil eğitimi imkanı, ve Bosch mühendislik bursu  ikincisi Türkiye’de yabancı dil eğitimi imkanı ve bilgisayarlı çizim kursu ,üçüncüsü ise Türkiye’de yabancı dil eğitimi . kazanacak. Bosch’un teknoloji dünyasını daha yakından tanıma fırsatı bulacak olan ödül sahibi öğrenciler, bu sayede mesleki kariyerlerine de büyük katkı sağlayacaklar.

Yarışma ile ilgili tüm iletişimlerde;
Tel: 0 212 335 0703 / 0 224 219 2358
Faks: 0 212 346 0051
e-posta: mailto:[email protected]

Başvuru formuna yönlendirilen sayfadan ulaşabilirsiniz.

ING Bank Practica’11

ING Bank’ın ilk kez 2009 yılında düzenlediği ING Practica’da üniversiteli gençlerin yetenekleri ve yaratıcı fikirleri değerlendiriyor. Bu yılın konsepti ise “Business Life- İş Yaşamı”.

Yarışmaya nasıl mı dahil olabilirsiniz?

Üniversitelerin üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencisi iseniz ve yarışmanın başlangıcı olan 1 Nisan ile kayıt için son gün 14 Nisan 2011 tarihleri arasında, yarışmanın Facebook sayfasınıbeğenerek’ ve bu sayfada bulunan katılım formunu eksiksiz bir şekilde doldurursanız, yarışma süreciyle ilgili tüm bilgileri buradan takip edebilecek ve okullarının seçilme şansını arttıracaklar.

Facebook başvurularından sonra okul elemelerinde yarışacak 12 üniversite, facebook üzerinden yapılan toplam başvuru sayısı, üniversitelerin fakülte/bölüm çeşitliliği, bölgesel dağılım gibi alanlarda ING Bank yetkilileri tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenecek.

Kısa listeye kalan okullar başvuru sürecinden iki hafta sonra yine Facebook sayfasında açıklanacak. Okul elemelerine başvuru sürecinde ne yapılması gerektiği ve 4 kişilik takımın nasıl oluşturulacağının tüm detaylarını adaylara okullardaki ING Practica 2011 temsilci kulübü anlatacak. Öğrenciler bu kulüpler aracılığı ile de yarışmaya katılabilecekler.

Ekibiyle birlikte elemeyi geçen 12 üniversitedeki gençler Temmuz ayında, kıyasıya yarışacakları iki günlük eğlenceli bir kampa girecekler. Final kampında kazanan 4 kişilik ekip ise Ağustos ayında ING’nin merkezinin bulunduğu Hollanda’nın başkenti Amsterdam’a 4 günlük bir gezi kazanacak. Ayrıca, finalde jürinin dikkatini çeken ekip üyeleri 2 aylık Premium Kariyer Akademisi staj programına katılmaya hak kazanacaklar.

Okul elemeleri aşamasında ekipler profesyonel iş hayatına dair çeşitli kimlikler üstlenerek  bir iş simulasyonunda yer alacaklar. Böylece, ING Practica üniversiteli gençlerin gerçek iş hayatına dair farklı bir deneyim kazanıp yeteneklerini sergileyebilecekleri eğlenceli bir yarışma olacak.

Bu yarışma ile ING Bank’ın hedefi, üniversiteli genç kitleye bankacılığın renkli ve gülen yüzünü tanıtmak. İlerleyen süreçte ekiplerden sosyal medyanın ve web dünyasının tanıtım gücünü projelerinde kullanmaları beklenecek.

Dijital platformlar ile gerçek hayat arasında bir fark görmüyorum

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz? Eğitiminiz ve kariyer hayatınız ile ilgili kısaca bilgi verebilir misiniz?

TED Ankara Koleji ve Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü mezunuyum. 1997’de Ankara’dan İstanbul’a taşındım. İnsan Kaynakları kariyerime 1998’de Oktay Bora Yağız’ın yanında OBEY Yönetim Danışmanlık’ta başladım. OBEY, şirketleri makro anlamda analiz edebilme ve işe alım becerilerimi elde ettiğim tecrübemdir.

Ardından Migros Türk T.A.Ş.’de çalıştım. Migros, büyük şirket yapısının işleyişi ve perakende sektörünün dinamiklerini yakından inceleme fırsatını bana verdi.  Ardından ‘sıfırdan İK sistemi kurma’ ve mühendislerle çalışma hedefimi gerçekleştirdiğim Vesbo A.Ş.’ye girdim. Vesbo, Kar Şirketler Topluluğu şirketlerindendir. Yıllar içerisinde topluluğun da İK süreçleri ve yapılandırma projeleri sorumluluk alanıma girdi. 2008 yılında kızımın doğumu ile profesyonel hayata ara verdim. 2009 yılında mesleğe Danışman ünvanıyla döndüm.

Üniversite yıllarınızda part time ya da full time bir işte çalıştınız mı ? Üniversite yıllarınızda iken kariyer hedefleriniz nelerdi? Bu hedeflere ulaşmak adına neler yaptınız ? Hedeflerinize ulaştığınızı düşünüyor musunuz?

Üniversite benim kendimi keşfettiğim yıllardır. İlk önemli kararım aile işinde çalışmamak olmuştur. Sonrasındaki önemli adımım derslerimi aksatma pahasına, ailemle çatışmayı da göze alarak iş hayatına atılmamdır.

O günün imkanları çerçevesinde Ankara gibi kısıtlı olanakları olan bir ortamda bulabildiğim bütün işlerde çalıştım. Bu işler, neleri yapmayacağım üzerinde zihnimi netleştirmemi sağlamıştır. Sigorta sattım, dergide yazı yazdım, çeviriler yaptım, fuarlarda çalıştım. İstanbul’da BurgerKing’de dükkan personeli konumunda, Ankara’nın çeşitli kulüplerinde ise halkla ilişkiler ve satış bölümlerinde çalıştım. Ankara Belediyesi’nin birçok anket çalışmasında görev aldım.  Bir siyasi partinin gençlik koluna girdim. Japonlarla Tekirdağ liman fizibiltesi projesinde finansal analiz uzmanının asistanlığını yaptım. Bu geçici işler kariyerimi devlette, finansta, satışta, geleneksel medyada şekillendirmek istemediğimi  bana gösterdi.

Mezun olduğumda Ankara’nın sunduğu iş imkanlarının yetersizliği beni arayışa sevketti.  İş dünyası  algımı geliştirmem, genişletmem gerekiyordu. Tam o esnada yakın bir arkadaşımdan gelen “İstanbul’a taşın” önerisini hızla değerlendirdim ve kararımı verdim. Tümüyle kendi maddi imkanlarımı kullanarak, 2-3 gün gibi kısa bir süre içinde şehir değiştirdim.

İstanbul iş piyasası, hedeflediğim iş dünyası algı gelişmesini bana sağlamıştır. İstanbul’daki sektör  ve insan kaynağı çeşitliliği, zaman içerisinde benim için en uygun olduğuna %100 inandığım İnsan Kaynakları mesleğini, önemli tecrübeleri ve doğru yöneticileri karşıma çıkarmıştır.

Neden İnsan Kaynakları?

Üretim, iş süreci girdilerinin en önemlisi, en maliyetlisi, en değişkeni insandır. İnsan sonsuzluktur, sınırsızlıktır.  Her insan, her beyin biriciktir. Çalıştığım bütün işlerde ilgilendiğim konuların sonuçta hep kendini tekrarladığını gördüm. Ama insan öyle değil, onu mekanize edemezsiniz. Onu daha verimli kılmak, onu motive etmek, geliştirmek, değiştirmek öyle dinamik bir iştir ki, bu bana büyük heyecan veriyor, motive ediyor. İnsanın beklenti ve ihtiyaçlarının değişkenliği bizim sürekli yeni yöntemler geliştirmemizi gerektiriyor. Sürdürülebilirlik, verimlilik adına kaynağınız insanı ölçümlemeye çalışmak, imkansızı imkanlı kılma ihtimali nedeniyle İnsan Kaynakları …

İlk iş deneyiminizde karşılaştığınız ilginç bir olayı paylaşır mısınız?

OBEY Yönetim Danşmanlık’ta giriş ve orta kademe iş görüşmeleri yapma yetkisini yeni almıştım. Her görüşmeye büyük heyecanla giriyordum. Elimde uluslararası büyük bir firmaya genel müdür sekreteri pozisyonu vardı. Başvurular çok nitelikliydi. Görüşmeye gelen adaylardan bir tanesi çok gösterişli, güzel bir kadındı. Ayrıldığı işi de İstanbul’un önde gelen iş adamlarından birinin sekreterliğiydi. Aday, görüşmeye başladıktan çok kısa süre sonra, yaptığı işler bağlamında yanından ayrıldığı iş adamının benim bilmemin hiç de hoş olmayacağı özel hayat detaylarını olumsuz vurgularla anlatmaya başladı. Hayatımda ilk defa böyle birşey yaşıyordum. Mülakat mı yapıyordum, dedikodu mu dinliyordum, devam mı etmeliydim, kesmeli miydim?…  Hatırlıyorum, büyük şaşkınlık, hatta panik yaşamış, kibar bir şekilde görüşmeyi sonlandırmakta da bayağı zorlanmıştım.

Elbette bu adayı hemen eledim. Sekreterlik, asistanlık, makam şöförlüğü gibi kritik pozisyonların en önemli davranışsal yetkinliği ketum ve güvenilir olmaktır. Birebir çalıştığı yöneticilerin iş ve özel hayatlarının detaylarına hakim olan bu pozisyonlar, sıklıkla doldurmakta en zorlandıklarımız arasındadır. İşinizden ayrılabilirsiniz ama eski işyerleriniz veya amirleriniz hakkında benzer şekilde söylemler asla geliştirmemelisiniz.

Üniversite öğrencilerine kariyer hedeflerine ulaşmaları için neler yapmalarını önerirsiniz ?

Mutlaka iki, üç yerde staj yapmalarını, özellikle yaz tatillerinde yarı veya tam zamanlı çalışmalarını, bir yabancı dilli akıcı konuşur hale getirmelerini, hatta ikinciyi öğrenmeye başlamalarını, Erasmus veya farklı yurtdışı hibe eğitim programlarını takip etmelerini, katılmalarını, sosyal medyayı kariyerlerinin şekillendirmek ve iş dünyasını tanımak amacıyla akıllı kullanmalarını ve blog açmalarını öneririm. Üniversitelerindeki topluluk ve kulüp çalışmalarında aktif olsunlar. Sosyal sorumluluk projeleri üretmek için uğraşsınlar ve sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü olarak görev alsınlar.  Özel sektör veya kamu kuruluşları pek çok yarışma düzenliyor üniversite gençliğine yönelik. Bu yarışmalara katılsınlar. Üniversitelerde düzenlenen seminer, konferans ve etkinlikleri takip etsinler, sertifikalarını alsınlar.

Gençler iş görüşmelerine/mülakatlara nasıl hazırlanmalıdır? Mülakat esnasında nelere dikkat etmelidir ? Sizce mülakat esnasında sık sık yapılan hatalar nelerdir?

Internet veya kitaplardan nasıl özgeçmiş hazırlanabileceği, iş görüşmelerinde nelerin yapılıp, nelerin yapılmaması gerektiğine dair pek çok bilgi alabilirler. Ama gerek elimize gelen özgeçmişlerden, gerekse  iş görüşmesi esnasındaki performanslardan anlıyoruz ki, gençler çoğunlukla hiçbir şey okumadan, araştırmadan geliyorlar. Beni en çok bu ilgisizlik, meraksızlık usandırıyor. Bazı gençler neyi, neden yaptıklarını bilmeden, düşünmeden, sorgulamadan yaşıyorlar.  “Neden” kalıbı üzerinden sorulabileceğini biliyorlar ama bu soru kalıplarına hazırlanmadan geliyorlar: Neden bu bölümde okudun? Neden bu işi yapmak istiyorsun? Neden bize başvurdun? Neden seni işe alayım? … Üniversite yıllarında staj yapmış, çalışmış, kulüp çalışmalarında yer almış, farkındalığı artmış adayların iş görüşmeleri genelde çok akıcı geçer. Çünkü bu adayların kendilerine ait anlatacakları tecrübeleri, başarıları vardır. Kendilerini tanımışlardır. Hangi konulardan hoşlandıklarını, yatkın ve verimli olduklarını keşfetmişlerdir.

İş görüşmesinde maddi konulara işveren tarafı bahsetmedikçe girilmemeli. Soru sorulacaksa görev tanımı veya iş süreçleri üzerinden soru üretilmeye çalışılmalı. Bunun haricinde kıyafet, saç, sakal düzgünlüğü, güzel el sıkışmak,görüşme süresince göz temasına dikkat etmek, eski iş tecrübelerine dair negatif söylemler geliştirmemek, dedikodu yapmamak önemlidir. Güleryüzlü ve olumsuzluk vurgusu olan stres sorularında otokontrollü olmak da artı puan kazandıracak diğer konulardır.

Sosyal medyanın insanların kariyer arayışları üzerindeki faydaları nelerdir?

Ben sosyal medya, dijital platformlar ile gerçek hayat arasında bir fark görmüyorum. Bir insan gerçek hayatta nasıl ise sosyal medyada da aynı kişi olmalıdır. Hatta sosyal medya bir kişi eğer üretkense, hedef odaklı , girişimci ve çalışkansa ise bu becerilerini sergileme imkanı veriyor. Kişi kendi kendinin referansı haline geliyor.

Sosyal medya sadece gençler değil, bütün profesyonellere gündelik hayatlarında kolay kolay ulaşamayacakları insanları erişilir kılıyor. Onlarla yazışır, paylaşır hale gelebiliyorsunuz. İşte bu bağlantı ağı zenginliğinin gerisinde büyük fırsatlar yatıyor. Üniversite yıllarından geliştirebileceğiniz bağlantı ağınız, eğer üretken bir profil sergiliyorsanız, gün geliyor size iş teklifi şeklinde geri dönüyor.

Sosyal medyayı sadece eğlence aracı olarak görmek büyük bir hata. Amerika iş diyaloglarının %75 i sosyal medya üzerinden yürüyor. Microsoft’un yaptığı araştırmaya göre işverenler işe alımlarının %70’inin artık sosyal medya üzerinden yapıyor. Bu gerçekliğin farkına varmalı gençler ve sosyal medyadaki profillerine, dijital ayak izlerine dikkat etmeliler.

İnsan Kaynakları işe alımlarda; facebook, twitter gibi sosyal ağlara ne kadar önem veriyor? Siz de işe alımlarınızda bu sosyal ağları kullanıyor musunuz?

Ben çok önem veriyorum ve aktif olarak kullanıyorum. Özellikle blog sahibi olan gençlerin hemen bloglarını incelerim. Hangi konu üzerine olursa olsun, blog yazmak, içerik üretmek önemlidir, çalışkanlık göstergesidir. İstikrarlı yazı yazmak zor bir iştir; çünkü yazı yazmak araştırmayı, bilgi ile içiçe yaşamayı, iletişim becerisini ve özgüvenli olmayı gerektirir. Böylesi bir zorluğu hobi olarak yapabilen kişinin iş hayatında da üretken ve çok yönlü olması kaçınılmaz bir sonuçtur.

Bunun haricinde sosyal ağlar üzerinden işe alım yaparak hem maliyetleri düşürüyorum, hem adayların özgeçmiş veya iş görüşmesi süresince ulaşamayacağım detaylı bilgilerini okuyabiliyorum. Bu bilgiler olumlu olduğu kadar adayın elenmesine neden olabilecek olumsuzlukları da içerebiliyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı ?

İnsan Kaynakları mesleğini hedefleyen üniversiteli arkadaşlara son mesajım. “Neden İnsan kaynakları?“ diye sorduğumuzda, “Çünkü seviyorum, insan ilişkilerinde başarılıyım” şeklindeki yaklaşımları çok yetersiz kalıyor. Öncelikli olarak insan kaynakları mesleğinin ne olduğunu, amacını öğrensinler. İnsan kaynaklarını sevip sevmeyeceklerini ancak mesleğin teorisi ve güncel uygulamaları hakkında bilgilenerek anlayabilirler. Bu yönde sorduğum sorular sıklıkla yanıtsız kalıyor. İnsan kaynakları, her mesleki disipline hakim olmayı gerektirir. Bu, ciddi iş bilgisi demektir. Bu bilgiye de kendilerine iş kütüphanesi kurarak ulaşabilirler.

İnsanlarla ilişkilerin iyi olması bir ölçüt olmakla beraber, bir şirketin bütün iş süreçlerine, stratejilerine, hedeflerine verimlilik adına hakim olmak ve proje üretmek eş değerde önemlidir. Elbette İK bölümünde staj yapmaya çalışsınlar. Ayrıca yabancı dili (İngilizce) güçlendirmek, yabancı kaynak ve blogları takip etmek gelişim için olmazsa olmazlarımız. Ve şunu da unutmasınlar; eğer gerçekten isterlerse bu hayatta olmayacak şey yoktur ve İK’yı gerçekten istemek, ancak İK’yı bilmekle olur.

İnsan kaynaklarında genelde kadınların çalıştığını görüyoruz. Üniversitelerde soruyorum kim ilgileniyor diye, hep kızlar el kaldırıyor. Üniversiteli erkek arkadaşlar da İK kadınların işi gibi yanlış bir algı var, bu yanlış.

Röportaj için teşekkür ederim.

Bu röportajım Uniisbul.com‘da yayınlanmıştır.

Kampüste Marketing ’11 – Eskişehir

Üç ay önce Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Marketing Kulübü’nün geleneksel Kampüste Marketing ’11 etkinliği için aldığım konuşmacı olma daveti  beni çok heyecanlandırmıştı. Günler hızla geçti ve bugün üniversitenin Atatürk Kültür Merkezi Opera ve Bale Salonu’nda “Sosyal Medya ve İnsan Kaynakları” ana teması üzerine kurguladığım konuşmamı yaptım.

Etkinliğin ana konsatrasyon konusu pazarlama olunca, İnsan Kaynakları ile pazarlamanın kesiştiği noktalara vurgu yapmaya özen gösterdim; yetenek yönetimi, aday ilişkileri yönetimi (candidate relations management), işveren markası.  Sosyal medyanın kullanım alanları üzerine farkındalık yaratmak ve sosyal medya kullanım kalitesini arttırmak da altını çizdiğim diğer önemli başlıklar oldu.

Organizasyonda çalışan kulüp üyelerinin disiplinli çalışmaları, giyim, kuşamları, coşkulu ve güleryüzlü profesyonellikleri gerçekten etkileyiciydi. Her birinin ileride ne meslek seçerlerse seçsin başarılı olacaklarına şüphe yok.  Ayrıca Eskişehir Anadolu Üniversitesi Öğrenci Kulüpleri Koordinatörü Öğretim Görevlisi Dr. Gökhan Turan’ı da tanımış olmaktan büyük mutluluk duydum. Herkese Kaynağım İnsan üzerinden de tekrar teşekkür ederim.

Bu yazıyı okuyan sevgili Anadolu Üniversiteli arkadaşlar ! 25 Mart 2011 Cuma günü de Hayatı Doldur Mini MBA Eğitim programı ile sizdeyim, hepiniz beklerim 😀

Not: Etkinliğin fotoğraflar bana ulaşır ulaşmaz yazıya yerleştireceğim.

III. Ulusal Akdeniz Girişimcilik Zirvesi’nin Ardından

11 Mart 2011 Cuma günü İstanbul’un soğuk havasını arkamda bırakıp güneyin, Antalya’nın baharına doğru kanatlarımı açtım. Seyahatim turistik amaçlı değildi, çok daha önemliydi. III. Ulusal Akdeniz Girişimcilik Zirvesi‘ne, Akdeniz Üniversitesi Girişimcilik ve Kariyer Topluluğu’nun davetlisi olarak konuşma yapmaya gidiyordum.

Zirvenin yapılacağı Atatürk Konferans Salonu doluydu. Sabah bölümünün ilk konuşmacısı sevgili Ömer Ekinci‘ydi. Ömer Ekinci’nin kendi hayatından örneklendirerek girişimciğe yaklaşımını aktardığı konuşması hem eğlenceli, hem öğretici, hem de özellikle gençler için ilham vericiydi. Ardından Eray Beceren Duygusal Zeka dediğimizde ne anlamamız gerektiğini teorisi, örnekleri ile birlikte paylaştı.

Öğleden sonra Kadın Girişimciler olarak sevgili Ufuk Tarhan ile bana sıra geldiğinde ilk sahnede yerini alan ben oldum. Üniversite hayatım süresince hayatımı şekillendirme yolundaki irili ufaklı girişimlerimi aktararak başladığım konuşmama Kaynağım İnsan’ı açma kararım ve sonrasında mesleğimde yaşadığım gelişmeler ile devam ettim. Sözlerimi girişimciliğe bakış açımı maddelendirerek sonlandırdığımda bana verilen zamanı oldukça aşmıştım. Ufuk Tarhan benim daralttığım konuşma süresini çok verimli kullandı ve dijital dünyanın optimum kullanımına yönelik gençlere çok önemli mesajlar verdi.

Zirvenin bizden sonraki oturumu “Kamudan Başarı Hikayeleri”ne ayrılmıştı. Oturumun konukları Antalya Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan ve Antalya Emniyet Müdür Yardımcısı Akif Aktuğ’un konuşmalarını nefes bile almadan dinledim diyebilirim. Son günlerin en gündemdeki konusu adalet sistemimizin önemli bir temsilcisi olan Antalya Cumhuriyet Savcısı Yusuf Hakkı Doğan’ın hukuka ve mesleğine yaklaşımı duymak etkileyiciydi. Antalya Emniyet Müdür Yardımcısı Akif Aktuğ’un cinayet masasında görevli iken bir turist kız çocuğunun cinayet vakasını nasıl çözdüklerini paylaşması eminim bütün salonu en az benim kadar heyecanlandırdı. Antalya Emniyeti’nin suçu önlemek, toplumu bilinçlendirmek amacıyla geliştirdiği projelerden çocuklar için olanı “Polikart” uygulaması Akif Aktuğ’un paylaştığı bir diğer önemli konuydu. Keşke bu uygulama diğer illere de yayılabilse, kanımca çok faydalı olurdu.

Son konuşmacı sosyal danışman, hukukçu, oyuncu ve yönetmen Haluk Piyes‘i dinlerken Almanya’da yaşayan Türk gençliğinin dramını yüreğimde hissettim. Büyük olumsuzluklara rağmen umudu kaybetmemek gerektiğine ve sevgiyi paylaşmanın toplumdaki pek çok sorunun en kesin çözümü olduğuna vurgu yapan Haluk Piyes, dilerim hayalini kurduğu rehabilitasyon merkezini en kısa sürede açabilir.

Uçaktan karşılanma anında uğurlanma noktasına kadar organizasyonu düzenleyen öğrencilerin üstlendikleri sorumluluklarını yerine getirme ciddiyetine ise hayran kaldım. Aslında iş hayatının birer kopyası niteliğindeki üniversite topluluk çalışmaları, bu topluluklarda görev alan gençlerin gelecek performanslarının da birer aynası niteliğinde. Hepsini sevgiyle selamlıyorum, teşekkür ederim.

Başından sonuna çok güzel bir Zirve oldu, tebrikler …

😀

Üniversiteliler !! UçArı’11 Ulusal Vaka Analiz Yarışması’na Başvurular Başladı!

İTÜ Endüstri Mühendisliği Kulübü (İTÜ EMK) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenecek UçArı Ulusal Vaka Analizi Yarışması başvuruları başladı. Türkiye’deki tüm üniversite ve bölümlerden 3.- 4. sınıf lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin katılabilecekleri Anadolu Grubu’nun ana sponsorluğunda gerçekleşecek organizasyonun başvuruları 28 Şubat- 28 Mart 2011 tarihleri arasında devam edecek. Başvuruların ardından 28 – 31 Mart tarihleri arasında gruplar çözümlerini takım liderleri aracılığıyla çözümlerini iletecek. Çözüm önerileri değerlendirildikten sonra ilk 8’e kalan ekipler finalde yarışmaya hak kazanacaklar.

Gruplar 29 Nisan – 1 Mayıs tarihlerinde kamp havasında gerçekleşen final programının ilk gününde gerçek bir vaka üzerinde çalışacaklar. Her türlü bilgiye ulaşmanın (telefon, internet, kitap..vs ile) serbest olduğu 5,5 saatlik vaka çözümünden sonra hazırlanan sunumlar Anadolu Grubu üst düzey yöneticileri ve akademisyenlerden oluşan juriye sunulduktan sonra ilk 3’e giren ekipler belirlenecek.

Katılımcılara farklı bir deneyim imkanı sunan UçArı’nın ödülleri de oldukça farklı. Bu yıl da yine Para Ödüllerinin yanı sıra çok farklı ödüller verilecektir.

1. Gruba: 4.000 TL + Slovenya IEDC Bled School of Management yaz programı
2. Gruba: 3.000 TL + Haier’den notebok.
3. Gruba: 2.000 TL + Dedeman Bodrum’da Hafta Sonu Tatil

Diğer Ödüller

Kültür Turu: Tin Tin Tur’dan grupların tercih edecekleri bölgelerde hafta sonu konaklamalı yurtiçi tur

Sertifikalı Egitim: Eğitişim’den Kazanan gruplardan IK, Satis,Pazarlama, vb gibi grup üyelerinin tercih edecekleri bir alanda 6-8 hafta arasinda degisen egitim.

MP4: Teasan’dan kazanan gruplara MP4

Finale kalarak bu ödülleri kazanmak istemez misin? UçArı kendine güvenen tüm öğrencileri yarışmaya davet ediyor.

* Organizasyona katılım ücretsizdir.
* Organizasyonda okul ve bölüm kısıtlaması yoktur.
* 3.- 4.sınıf lisans ve yüksek lisans öğrencileri başvurabilir.
* Gruplar, 3 veya 4 üyeden oluşmalıdır.

Soru ve önerileriniz için [email protected] adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi ve Başvuru için:
www.ucari.itu.edu.tr